Er- RAHMÂN ' Er- RAHÎM ' El- MELİK ' El- KUDDÛS ' Es- SELÂM ' El- MÜ'MİN ' El- MÜHEYMİN ' El- AZÎZ ' El- CEBBÂR ' El- MÜTEKEBBİR ' El- HALÎK ' El- BÂRİ ' El- MUSAVVİR ' El- ĞAFFÂR ' El- KAHHÂR ' El- VEHHÂB ' Er- REZZÂK ' El- FETTÂH ' El- ALÎM ' El- KÂBID ' El- BÂSIT ' El- HÂFID ' Er- RÂFİ ' El- MUİZ ' El- MÜZİL ' Es- SEMİ ' El- BASİR ' El- HAKEM ' El- ADL ' El- LÂTÎF ' El- HABÎR ' El- HALÎM ' El- AZİM ' El- ĞAFÛR ' Eş- ŞEKÛR ' El- ALİY ' El- KEBİR ' El- HAFIZ ' El- MUKÎT ' El- HASİB ' El- CELÎL ' El- KERÎM ' Er-RAKÎB ' El- MUCİB ' El- VASİ ' El- HAKÎM ' El- VEDÛD ' El- MECÎD ' El-BÂİS ' Eş- ŞEHÎD ' El- HAK ' El- VEKÎL ' El- KAVİY ' El- METÎN ' El- VELİY ' El- HAMİD ' El- MUHSÎ ' El- MÛBDÎ ' El- MUÎD ' El- MUHYÎ ' El- MÜMÎT ' El- HAY ' El- KAYYÛM ' El- VÂCİD ' El- MÂCÎD ' El- VAHİD ' Es- SAMED ' El- KÂDİR ' El- MUKTEDİR ' El- MUKADDİM ' El- MUAHHİR ' El- EVVEL ' El- AHİR ' Ez- ZÂHİR ' El- BÂTIN ' El- VÂLİ ' El- MÜTEÂLÎ ' El- BERR ' Et- TEVVÂB ' El- MÜNTEKIM ' El- AFÜV ' Er- RAÛF ' MALİKÜ-L MÜLK ' Zül Celâl-i Ve'l İkrâm ' El- MUKSI ' El- CÂMİ ' El- GANİY ' El- MUĞNİ ' El- MÂNİ ' Ed- DÂRR ' En- NÂFİ ' En- NÛR ' El- HÂDÎ ' El- BEDİ ' El- BÂKÎ ' El- VÂRİS ' Er- REŞÎD ' Es- SÂBÛR

ONLINE OKU INDIR

 


oku

oku

oku


oku

oku

oku

ONLINE DINLE INDIR

 

-----------------------------------
Hz. Muhammed s.a.v ’ in
Hayatı

-----------------------------------
Kuran-i Kerim
Hatim Setleri VIDEO

-----------------------------------
Kuran-i Kerim Dinle
-----------------------------------
Feyzul Furkan
Aciklamali Meal Dinle

-----------------------------------
Turkce Meal Dinle
-----------------------------------
Aciklamali Meal Dinle
-----------------------------------
Diger Dillerde
Kuran-i Kerim

-----------------------------------
Büyük Kur'an Tefsiri
[ İbn-i Kesir Tefsiri ]

-----------------------------------
Sunen-i Nesai Dinle
-----------------------------------
Sünen-i Darimi Dinle
-----------------------------------
Sahih-i Buhari Dinle
-----------------------------------
Ali Kucuk
Kuran-i Kerim Tefsiri

-----------------------------------
Ali Kucuk
Hadis Tefsiri

-----------------------------------
Akaid Dersleri Dinle
-----------------------------------
Ebu Muaz Dersleri
Dinle

-----------------------------------
Ebu Hanzala ile
Tevhid Dersleri Dinle

-----------------------------------
Murat Gezenler ile
Sesli Dersler Dinle

-----------------------------------

ONLINE OKU

 

-----------------------------------
Feyzul Furkan
Kuran-ı Kerim Meali
ve Orjinal Arapca

-----------------------------------
Kuran-i Kerim Arapca
-----------------------------------
Elmalili Hamdi Yazir
Turkce Meali

-----------------------------------
Kütüb-i Sitte
-----------------------------------
Ahmed b. Hanbel
el-Müsned

-----------------------------------
Ebu Hanife Müsned
-----------------------------------
İmam Malik Muvatta
-----------------------------------
Sahih-i Buhari
-----------------------------------
Sahih-i Muslum
-----------------------------------
Sünen-i Tirmizi
-----------------------------------
Sünen-i Ebu Davud
-----------------------------------
Sünen-i Darimi
-----------------------------------
Sünen-i İbni Mace
-----------------------------------
Sünen-i Nesai
-----------------------------------
İbn Hacer el-Askalani
Fethu'l-Bari
(Sahih-i Buhari Şerhi)

-----------------------------------
İmam Nevevi
Dualar ve Zikirler

-----------------------------------
Kudsi Hadisler
-----------------------------------
450 Hadis ve Aciklamasi
-----------------------------------
Uydurma Olduğunda
İttifak Edilen Hadisler

-----------------------------------
Esma ul Husna
-----------------------------------


ISRAILI BOYKOT
BOYKOT SAYFASINA GIT


ANTI FITNA (en)
IZLE

UC DILEK
IZLE 

Locations of visitors to this page


   
  İsLaMveAkiDe
  TEVEKKUL
 

TEVEKKÜL
 

Tevekkül; Âcizlik gösterme, başkasına güvenip dayanma, Allah'a güvenme, O'nun hükmünün mutlaka meydana geleceğine kesin olarak inanma ve alınması gereken tedbirleri alma anlamında Kur'anî bir terimdir.

 

"Müvekkil" vekil edinen, "tevkîl" ise vekil kılma, vekil edinme demektir. Aynı kökten olan "ittikâl" biraz da tembellik içeren ve boşa gidebilecek bir güvenme ve dayanmayı anlatır. Tevekkülde, kelimenin Arap dilindeki kalıbı gereği bir zorlama vardır. Bu da herhangi bir konuda aklî ve bedenî gücü, yani metot ve eylem fonksiyonunu kullanmayı, dayanılıp îtimat edilecek yere dayanmayı ifade eder.

 

Tevekkülün ıstılâhî/terim anlamı ise: "Kişinin, şartlarını yerine getirerek, işlerini Allah Teâlâ'ya bırakması, bir işe başlarken sebeplere yapıştıktan sonra O'na güvenmesi; kalbin, her işte Allah'a îtimat etmesi, güvenmesidir." Tevekkül, dine veya dünyaya ait herhangi bir hususta, alınacak bütün tedbirler alındıktan, konu ile ilgili tüm girişimler yapıldıktan sonra, o işin neticesinin Allah'a bırakılmasıdır. Tevekkül, insanın kendine yüklenen bütün görevleri yaptıktan sonra işin sonucunu Allah`a bırakması, O`nun yaratacağı neticeyi güven ve rızâ ile karşılayıp, insanlardan bir beklenti içerisinde olmaması; kısaca Allah`a güvenip, âkıbetinden endişe etmemesidir. Tevekkül, kalbin Allah`a tam îtimat ve güveni, hatta başka güç kaynakları düşünmekten rahatsızlık duyması mânâsına gelir. Bu ölçüde bir güven ve îtimat olmazsa, tevekkülden söz edilemez; kalp kapıları Allah`tan başkasına açık kaldığı sürece de hakîkî tevekküle ulaşılmaz.

 

Tariften de anlaşıldığı gibi tevekkül; müslümanın, yapacağı işlerde tüm zâhirî sebeplere sarılması, alınması gereken tedbirleri alması, çalışıp çabalaması, ama gönlünü bunlara bağlamayıp sadece Allah'a dayanmasıdır. Tevekkül, hiç bir zaman, çalışmayı ve sebebe sarılmayı terkedip, "Allah'ın dediği olur" diyerek kenara çekilmek değildir. Nitekim Hz. Peygamber, devesini salıvererek Allah'a tevekkül ettiğini söyleyen bir bedeviye "Onu bağla da öyle tevekkül et." (Tirmizî, Sıfatü'l-Kıyâme 60) buyurmuştur.

 

İslâm inancına göre; yaratıkların bütün fiilleri, halleri ve sözleri Yüce Allah'ın kazâ ve takdîri ile meydana gelir. Onun için İslâm alınması gereken tedbirleri aldıktan sonra, insanlara ve aracılara değil, sadece Allah'a dayanma anlamındaki bir tevekkülü emreder. Bir âyette Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Müslümanlar sadece Allah'a dayanıp güvensinler." (3/Âl-i İmrân, 122) Hz. Peygamber de şu sözleri ile müslümanlara tevekkülü tavsiye etmektedir: "Eğer siz Allah 'a hakkıyla tevekkül ederseniz, o sizi kuşu rızıklandırdığı gibi rızıklandırır." (İbn Mâce, Zühd 14)

 

Hz. Ömer (r.a.), Medine'de boşta gezen bir gruba: "Siz necisiniz?" diye sordu. Onlar da: "Biz mütevekkilleriz" dediler. Bunun üzerine büyük halife: "Hayır, siz mütevekkil değil, müteekkil (yiyici)lersiniz. Siz yalancısınız, tohumunu yere atıp (toprağa ekip) sonra tevekkül edene mütevekkil denir" dedi.

 

Bu olay tevekkülden ne anlaşılması gerektiğini çok güzel ifade etmektedir. Gerçek tevekkül güzel bir davranış, ahlâkî bir fazilettir. Cenâb-ı Hak, müslümanlara tevekkülü emretmiş ve mütevekkil olanları sevdiğini haber vermiştir: "Bir de, daima diri olup, hiçbir zaman ölmeyen Allah'a tevekkül et." (25/Furkan, 58) "Kim Allah'a tevekkül ederse, O, ona yeter." (65/Talâk, 31) "Mü'minler, ancak o kimselerdir ki Allah anılınca kalpleri ürperir, onlara Allah'ın ayetleri okunduğunda o ayetler onların imanlarını artırır ve Rablerine tevekkül ederler." (8/Enfâl, 2)

 

Tevekkül, müslümanların kadere olan inançlarının bir sonucudur. Tevekkül eden kimse, Allah'a kayıtsız şartsız teslim olmuş, kaderine râzı kimsedir. Fakat, nasıl kadere inanmak tembel tembel oturmayı, herşeyden el etek çekmeyi gerektirmiyorsa, tevekkül de tembellik ve miskinliği gerektirmez. Gerçek mütevekkil, çalışmadan kazanılamayacağını, ekmeden biçileme-yeceğini, amelsiz Cennet'e girilemeyeceğini, ihlâsla ibâdet ve tâatte bulunmadan Allah'ın rızâsına kavuşulamayacağını bilir.

 

 


 

 






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
E-mail adresin:
Siten:
Mesajınız:

 
  23.09.2007 Tarihinden BeriToplam 76015 ziyaretçiKişi zİyaret Etti islamveakide.tr.gg  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Pagerank
Zirve100